Bir üretim müdürü, toz yataklı bir teknolojiyle üretilen 800 adetlik seri için tekliflerin neden bu kadar farklı geldiğini anlamaya çalışıyordu. Parça aynıydı, malzeme aynıydı, adet aynıydı. Fark, tekliflerin arkasındaki toz yönetimi varsayımından geliyordu: bir tedarikçi her partide yüksek oranda taze toz kullanmayı planlamıştı, diğeri geri dönüştürülmüş tozu daha yüksek oranda çalıştırıyordu.
Toz yatağı füzyonu ailesinde parça maliyetini belirleyen değişkenlerin başında bu gelir ve teklif belgelerinde nadiren görünür. SAF teknolojisi tam olarak bu noktada konumlanır: proses mimarisi, tozun daha yüksek oranda geri kazanılmasını ve tabla genelinde daha tutarlı bir termal geçmiş oluşmasını hedefler.
Bu yazı SAF teknolojisinin nasıl çalıştığını, malzeme portföyünü, toz ekonomisinin birim maliyete etkisini ve aynı ailedeki SLS ile MJF karşısındaki konumunu üretim perspektifinden ele alıyor.
Net Cevap: SAF (Selective Absorption Fusion), poliamid tozunun kızılötesi soğurucu bir sıvıyla işaretlenip kızılötesi enerjiyle kaynaştırıldığı bir toz yatağı füzyonu teknolojisidir. Ayırt edici özelliği tek yönlü tek geçişli proses mimarisidir: toz serme, sıvı basma ve füzyon tek harekette tamamlanır. Bu yapı, tabla genelinde tutarlı termal geçmiş ve yüksek toz geri kazanım oranı hedefler.
SAF Teknolojisi Nedir?
SAF, polimer tozunun kızılötesi soğurucu bir sıvıyla seçici olarak işaretlenip kızılötesi enerji kaynağıyla kaynaştırılmasıyla parça üreten bir eklemeli imalat teknolojisidir. Adındaki “seçici soğurma” ifadesi mekanizmayı doğrudan tanımlar: enerji tüm yüzeye eşit gelir, ancak yalnızca sıvının değdiği bölge o enerjiyi yeterince soğurarak erir. SAF teknolojisi endüstriyel ölçekte seri üretim ve orta hacimli partiler için konumlanmıştır.
Teknolojinin geliştirilme gerekçesi hız değil tutarlılıktır. Toz yataklı proseslerin seri üretimde karşılaştığı temel sorun, tablanın farklı bölgelerindeki parçaların farklı termal geçmişe sahip olması ve bunun parça özelliklerinde sapma yaratmasıdır. SAF, proses mimarisini bu sapmayı azaltacak biçimde kurar.
Toz Yatağı Füzyonu Ailesindeki Yeri
SAF, ISO/ASTM 52900 standardının tanımladığı yedi proses ailesinden toz yatağı füzyonu ailesine girer. Aynı ailede SLS ve MJF de yer alır. Üçünün ortak paydası, toz yatağının doğal destek görevi görmesi ve destek yapısı gerektirmemesidir.
Ayrım enerji kaynağında ve enerjinin nasıl yönlendirildiğinde ortaya çıkar. SLS lazerle noktasal tarama yapar; enerji, kesitin her noktasına sırayla gelir. MJF ve SAF ise geniş alan kızılötesi enerji kullanır ve seçiciliği tozun üzerine basılan kimyasalla sağlar.
MJF ile SAF arasındaki fark ise sıvının işlevinde ve taşıyıcı hareketinde belirginleşir. Bu ayrım, iki teknolojiyi birbirinin kopyası değil farklı üretim senaryolarına konumlanmış iki yaklaşım haline getirir ve aşağıda ayrıca ele alınıyor.
SAF Nasıl Çalışır?
SAF prosesi dört işlemi tek bir taşıyıcı hareketinde birleştirir: toz serme, kızılötesi soğurucu sıvının basılması, füzyon ve bir sonraki katmana geçiş. Katman kalınlıkları poliamid malzemelerde tipik olarak 100 mikron civarında seçilir.
Bu mimarinin sonucu, katman süresinin kesit alanından bağımsız olmasıdır. Tabladaki parça sayısı arttıkça katman süresi değişmez; yalnızca tablanın yüksekliği toplam baskı süresini belirler. Bu özellik, teknolojinin seri üretim konumlandırmasının temelini oluşturur.
Tek Yönlü Tek Geçişli Proses
Klasik toz yataklı sistemlerde taşıyıcı ileri gider, geri döner ve farklı işlemleri farklı geçişlerde yapar. SAF’ta ise taşıyıcı tek yönde ilerlerken tüm adımları sırayla tamamlar ve bir sonraki katman için başa döner. Geri dönüş hareketinde işlem yapılmaz.
Bu tercihin pratik karşılığı, tabla üzerindeki her noktanın aynı sırayla ve aynı zaman aralıklarıyla işlem görmesidir. İleri geri hareket eden sistemlerde tablanın bir ucu ile diğer ucu arasında ısınma ve soğuma sırası farklılaşabilir; tek yönlü mimaride bu asimetri ortadan kalkar.
İkinci sonuç mekanik sadeliktir. Tek yönde çalışan bir taşıyıcı, çift yönlü sistemlere kıyasla daha az senkronizasyon gerektirir ve proses parametrelerinin kararlılığı artar. Uzun süreli üretim çevrimlerinde bu kararlılık, parti içi sapmanın düşük kalmasına katkı sağlar.
Termal Tutarlılık ve Tekrarlanabilirlik
Toz yataklı proseslerde parça özelliklerini belirleyen asıl değişken, o parçanın maruz kaldığı termal geçmiştir: ne kadar süre hangi sıcaklıkta kaldığı, ne hızda soğuduğu. Aynı tablada üretilen iki parça farklı termal geçmişe sahipse, aynı malzemeden olsalar bile farklı mekanik değerler verirler.
Bu fark özellikle tablanın kenar bölgeleri ile merkezi arasında ortaya çıkar. Kenardaki parçalar daha hızlı soğur, merkezdekiler daha uzun süre sıcak kalır. Sonuç, aynı siparişten çıkan parçalar arasında ölçülebilir bir özellik dağılımıdır ve seri üretimde bu dağılımın darlığı kalite demektir.
SAF’ın tek yönlü mimarisi ve geniş alan enerji uygulaması, bu dağılımı daraltmayı hedefler. Tekrarlanabilirlik, teknolojinin hız veya maliyet üstünlüğünden önce gelen ayırt edici iddiasıdır. Yüzlerce parçalık partilerde her parçanın aynı spesifikasyonu karşılaması gerektiğinde bu iddia doğrudan ticari değere dönüşür.
Teknik Not: Parti İçi Sapmayı Ölçmeden Teknoloji Karşılaştırılmaz
Toz yataklı teknolojiler karşılaştırılırken çoğunlukla tek bir numunenin mekanik değerleri paylaşılır. Oysa seri üretimde belirleyici olan tek numunenin değeri değil, parti içindeki dağılımdır. arti90 projelerinde gözlenen bir örüntü, ilk numune onayından sonra seri partide çıkan sapmaların sürpriz olarak karşılanmasıdır. Sağlıklı yaklaşım, doğrulama aşamasında tablanın farklı bölgelerinden alınan numunelerin ayrı ayrı ölçülmesi ve kabul kriterinin ortalama değil dağılım üzerinden tanımlanmasıdır.
SAF Malzemeleri
SAF, poliamid ailesi üzerine kurulu bir malzeme portföyüyle çalışır. Termoplastikler kataloğu içinde bu teknolojinin kapsadığı grup, toz yataklı proseslerin genel poliamid yelpazesinin bir alt kümesidir.
Portföyün dar olması bir eksiklik değil, bir konumlandırma tercihidir. Teknoloji, çok sayıda malzemeyle çalışan esnek bir prototipleme platformu olarak değil, belirli malzemelerde yüksek tekrarlanabilirlikle üretim yapan bir seri üretim hattı olarak tasarlanmıştır.
PA11
Biyobazlı hammaddeden üretilen PA11, SAF portföyünün öne çıkan malzemesidir. Yüksek kopma uzaması ve iyi darbe dayanımı sunar; tekrarlı bükülmeye maruz kalan, esnemesi beklenen ve darbe emmesi gereken parçalarda tercih edilir.
Malzemenin ikinci avantajı yaşlanma davranışıdır. Toz yataklı proseslerde geri dönüştürülen toz, çevrimler boyunca bir miktar özellik kaybeder. PA11 bu kayba PA12’ye kıyasla daha dirençlidir ve daha yüksek geri dönüşüm oranlarında çalışmaya izin verir.
Tipik uygulama alanları klips ve mandal gibi elastik deformasyon bekleyen bağlantı elemanları, kanal ve muhafaza bileşenleri, spor ve giyilebilir ürün parçalarıdır. Otomotiv iç mekan bileşenlerinde de darbe emme kapasitesi nedeniyle kullanılır.
PA12
Toz yataklı proseslerin standart malzemesi olan PA12, SAF portföyünde de yer alır. İyi kimyasal direnç, düşük nem absorbsiyonu ve dengeli mekanik özellikleriyle geniş bir uygulama yelpazesine uygundur.
PA11 ile arasındaki tercih genellikle esneklik ve maliyet ekseninde yapılır. PA12 daha rijittir ve birim maliyeti daha düşüktür; PA11 daha tok ve daha yüksek uzamalıdır. Parçanın elastik deformasyon beklentisi bu tercihi doğrudan belirler.
Malzeme Portföyünün Sınırı
SAF, yüksek sıcaklık termoplastikleri ve takviyeli mühendislik plastikleri konusunda toz yataklı ailenin diğer üyelerinin gerisinde kalır. Cam elyaf takviyeli poliamid, polipropilen ve yüksek performanslı polimerler gerektiğinde teknoloji değişimi gündeme gelir.
Bu sınır, teknoloji seçimini baştan yönlendiren bir kısıttır. Servis sıcaklığı standart poliamid bandının üzerine çıkan ya da rijitlik gereksinimi takviye zorunlu kılan parçalar için SAF değerlendirme dışında kalır ve karar diğer proseslere kayar.
Parçanız için SAF ya da aynı ailedeki başka bir teknolojinin uygun olduğunu birlikte değerlendirmek isterseniz arti90.com üzerinden teklif formu doldurabilirsiniz.
SAF Tasarım Eşikleri ve Yüzey Beklentisi
SAF ile üretilecek bir parçanın tasarımı, toz yataklı proseslerin genel kurallarına tabidir: destek yapısı gerekmez, iç geometri serbesttir, ancak tozun tahliye edilebilmesi ve duvarların proses sırasında ayakta kalabilmesi gerekir. Bu iki koşul, tasarım eşiklerinin çerçevesini çizer.
Eşikleri erken bilmek, geliştirme döngüsünde iki tur kazandırır. Tasarım tamamlandıktan sonra fark edilen bir duvar kalınlığı sorunu ya da tahliye edilemeyen bir iç boşluk, geometrinin baştan revize edilmesini gerektirir ve seri üretim takvimini doğrudan etkiler.
Duvar Kalınlığı ve Tolerans
Minimum duvar kalınlığı için genel kabul gören aralık 0,7 ile 1,0 milimetre arasındadır; desteklenen duvarlarda alt sınıra yaklaşılabilirken serbest duran duvarlarda üst değer esas alınır. Bu değerler alt sınırdır, tavsiye değildir: alt sınırda basılan bir duvar toz boşaltma ve kumlama sırasında zarar görebilir.
Boyutsal tolerans yönelimi ±0,3 milimetre ya da parça boyutunun yüzde 0,3’ü civarındadır. Bu değerler tipik yöneliminidir, garanti edilen tolerans değildir; gerçek sonuç geometriye, oryantasyona, tabla içindeki konuma ve soğutma protokolüne bağlıdır. Kritik toleranslı yüzeyler için oryantasyon optimizasyonu, ardıl talaşlı işleme veya teknoloji değişimi seçenekleri değerlendirilir.
İç geometrilerde tahliye kanalı planlaması ayrı bir kalemdir. Toz yataklı proseslerde destek gerekmemesi karmaşık iç kanalları mümkün kılar, ancak kanal içinde kalan toz temizlenemezse parça ağırlığı ve dengesi bozulur. Uzun ve dar kanallarda ara erişim delikleri bırakmak, temizleme aşamasını mümkün kılan tasarım kararıdır.
Yüzey Kalitesi, Renk ve Ardıl İşlem
Ham SAF çıktısı mat ve hafif taneli bir yüzeye sahiptir; bu doku toz yataklı proseslerin ortak karakteridir ve tanecik boyutuyla ilişkilidir. İç mekanizma bileşenleri, görünmeyen montaj elemanları ve fonksiyonel parçalar için bu yüzey çoğunlukla yeterlidir. Görünür yüzeylerde ise ardıl işlem hizmeti kapsamında kumlama, boyama veya kaplama uygulanır.
Renk konusu seri üretimde ayrı bir planlama gerektirir. Ham çıktı doğal poliamid tonundadır ve renkli parça ihtiyacı boyama ya da toplu daldırma boyama ile karşılanır. Toplu boyama yüzlerce parçayı tek çevrimde işlediği için seri üretimde birim maliyeti düşük tutar; ancak renk tutarlılığı partiden partiye kontrol edilmelidir.
Sızdırmazlık gerektiren parçalarda emprenye devreye girer. Toz yataklı poliamid parçalar mikro gözenekli bir yapıya sahiptir ve basınç taşıyan ya da sıvı temaslı uygulamalarda bu gözeneklilik sorun oluşturur. Emprenye işlemi bu boşlukları doldurur ve işlevsel bir gereklilik olarak, kozmetik bir tercih değil, üretim planına baştan dahil edilmelidir.
Toz Ekonomisi: Birim Maliyeti Belirleyen Görünmez Değişken
Toz yataklı proseslerde parça maliyetinin en az anlaşılan bileşeni tozdur. Baskı sırasında kaynaşmayan toz tablada kalır ve büyük ölçüde geri kazanılabilir; ancak bu toz proses boyunca ısıya maruz kaldığı için özelliklerinde kademeli bir değişim yaşar. Toz tazeleme oranı, bu değişimi telafi etmek için her partide eklenen taze toz yüzdesidir.
Bu oran doğrudan maliyet demektir. Yüksek tazeleme oranı gerektiren bir proses, her partide daha fazla yeni toz satın alınması anlamına gelir ve birim maliyeti yükseltir. Düşük tazeleme oranıyla çalışabilen bir proses ise aynı toz kütlesinden daha fazla parça çıkarır.
Tazeleme Oranı Neyi Değiştirir?
Geri dönüştürülen toz, ısı etkisiyle molekül ağırlığı ve akış davranışı açısından değişir. Bu değişim belirli bir eşiği aştığında yüzey kalitesinde portakal kabuğu görünümü, mekanik değerlerde düşüş ve boyutsal sapma olarak kendini gösterir.
Tazeleme oranı bu eşiğin altında kalmayı sağlar. Prosesin toza uyguladığı termal yük ne kadar düşükse, gereken taze toz oranı o kadar azalır. SAF mimarisinin hedeflerinden biri budur: tozun maruz kaldığı termal yükü sınırlayarak geri kazanım oranını yükseltmek.
Pratik sonuç, uzun soluklu seri üretimlerde birikimli maliyet farkıdır. Tek bir partide fark küçük görünür; aylar boyunca tekrarlanan üretimde ise toplam malzeme sarfiyatı üzerinde belirgin etki yaratır. Bu nedenle seri üretim tekliflerinde tazeleme oranı varsayımı sorulmaya değer bir kalemdir.
Tabla Doluluğu ve Paketleme Yoğunluğu
İkinci maliyet değişkeni tablanın ne kadar verimli doldurulduğudur. Toz yataklı proseslerde sabit kurulum, ısıtma ve soğutma süreleri parça sayısından bağımsızdır; bu süreler tablaya yerleşen parça sayısına bölünür.
Boş alanla üretilen bir tabla, sabit maliyetleri az sayıda parçaya yükler. Aynı tabla verimli doldurulduğunda birim maliyet belirgin biçimde düşer. Destek yapısı gerekmemesi, parçaların üç boyutlu olarak iç içe yerleştirilmesine imkân tanır ve paketleme yoğunluğunu diğer tekniklerin üzerine çıkarır.
Bu nedenle farklı parçaları aynı partide birleştirmek maliyet açısından avantaj sağlar. Ön seri imalat projelerinde birden fazla bileşenin tek talep halinde iletilmesi, hem birim maliyeti hem teslim süresini olumlu etkiler.
SAF, SLS ve MJF Arasındaki Fark
Üç teknoloji de aynı proses ailesindedir, destek gerektirmez ve poliamid işler. Karar bu ortak noktalarda değil, üç ayrı eksende verilir: malzeme genişliği, üretim hacmi ve parti içi tutarlılık.
Pratik yaklaşım, projenin hangi eksene ağırlık verdiğini belirleyip diğerlerini o kararın etrafında değerlendirmektir. Prototip aşamasındaki bir parça ile aylarca tekrarlanacak bir seri, aynı teknolojiyi gerektirmeyebilir.
SAF ve SLS
SLS malzeme genişliğinde belirgin biçimde öndedir. Cam elyaf takviyeli poliamidler, polipropilen ve çeşitli özel formülasyonlar SLS ekosisteminde bulunur; SAF portföyü ise standart poliamidlerle sınırlıdır.
Buna karşılık SLS’in noktasal lazer taraması, kesit alanı büyüdükçe katman süresini uzatır. Tablayı dolduran çok parçalı üretimlerde bu fark toplam çevrim süresine yansır. Malzeme esnekliği öncelikliyse SLS, hacim ve tutarlılık öncelikliyse SAF tarafı değerlendirilir.
SAF ve MJF
İki teknoloji birbirine en yakın olanlardır: ikisi de geniş alan kızılötesi enerji kullanır, ikisi de seçiciliği toza basılan kimyasalla sağlar. Fark, sıvının işlevinde ve taşıyıcı mimarisinde ortaya çıkar.
MJF, birleştirici ajanın yanında kenar keskinliğini artıran ikinci bir detay ajanı kullanır ve bu, ince duvarlarda ile küçük açıklıklarda daha temiz sınır profili üretir. SAF ise tek sıvı sistemiyle çalışır ve mimarisini termal tutarlılık ile toz ekonomisi üzerine kurar.
Karar pratikte şuraya iner: kenar keskinliği ve detay çözünürlüğü kritikse MJF, uzun soluklu tekrarlayan seri üretimde parti içi tutarlılık ve toz maliyeti kritikse SAF öne çıkar. İkisi de mevcut olduğunda tercih parça özelinde yapılır.
SAF Ne Zaman Doğru Seçim?
SAF, prototip teknolojisi olarak konumlanmamıştır. Tek parçalık ya da birkaç adetlik işlerde diğer yöntemler daha hızlı ve daha ekonomik sonuç verir. Teknolojinin değeri, aynı parçanın tekrar tekrar üretildiği senaryolarda ortaya çıkar ve 3D baskı ile seri üretim eşikleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Uygun senaryonun dört işareti vardır. Birincisi adet: yüzler ile binler arasındaki tekrarlayan partiler. İkincisi malzeme: standart poliamid yeterliyse portföy kısıtı sorun oluşturmaz. Üçüncüsü tolerans beklentisi: toz yataklı proseslerin genel bandı kabul edilebilir düzeydeyse uygunluk sağlanır.
Dördüncü ve en belirleyici işaret ise kalite kriterinin nasıl tanımlandığıdır. Kabul kriteri tek numunenin değeri üzerinden değil parti içi dağılım üzerinden tanımlanmışsa, SAF’ın tekrarlanabilirlik iddiası doğrudan karşılık bulur. Bu tanım yoksa teknoloji üstünlüğü ölçülemez ve karar diğer eksenlere kayar.
Karşıt senaryolar da net biçimde çizilebilir. Yüksek sıcaklık ya da takviyeli malzeme gerektiren parçalar, tek adetlik hızlı prototipler ve mikron düzeyinde detay isteyen geometriler SAF için uygun değildir. Bu durumlarda karar toz yataklı ailenin diğer üyelerine ya da tamamen başka bir prosese kayar. Ardıl işlemle kapatılabilecek yüzey beklentileri ise bu değerlendirmenin dışında tutulmalıdır; yüzey dokusu teknoloji değiştirme gerekçesi değildir.
Üretim Notu: Seri Üretim Kararı Tek Partiyle Verilmez
arti90 projelerinde tekrar eden bir durum, teknoloji kararının tek bir deneme partisinin sonucuna göre verilmesidir. Toz yataklı proseslerde ilk parti çoğunlukla taze toz oranı yüksek çalışır ve sonuçlar sonraki partileri temsil etmeyebilir. Sağlıklı yaklaşım, seri üretim kararından önce en az iki partilik doğrulama yapmak ve ikinci partinin sonuçlarını referans almaktır. Bu yaklaşım hem toz yaşlanmasının etkisini hem parti arası tutarlılığı görünür kılar.
Sıkça Sorulan Sorular
SAF ile MJF arasındaki temel fark nedir?
İkisi de geniş alan kızılötesi enerji kullanır ve seçiciliği toza basılan kimyasalla sağlar. MJF, birleştirici ajanın yanında kenar keskinliğini artıran ikinci bir detay ajanı kullanır ve ince duvarlarda daha temiz sınır profili verir. SAF ise tek sıvı sistemiyle ve tek yönlü tek geçişli taşıyıcı mimarisiyle çalışır; önceliği termal tutarlılık ve toz ekonomisidir. Detay çözünürlüğü kritikse MJF, tekrarlayan seri üretimde tutarlılık kritikse SAF öne çıkar.
SAF ile hangi malzemeler kullanılabilir?
Portföy ağırlıklı olarak poliamid ailesine dayanır; PA11 ve PA12 temel malzemelerdir. PA11 daha yüksek kopma uzaması ve darbe dayanımı sunarken PA12 daha rijit ve daha ekonomiktir. Cam elyaf takviyeli poliamidler, polipropilen ve yüksek sıcaklık termoplastikleri bu portföyün dışındadır; bu malzemeler gerektiğinde toz yataklı ailenin diğer üyeleri değerlendirilir.
SAF prototip üretimi için uygun mu?
Teknik olarak mümkündür ancak ekonomik değildir. SAF, sabit kurulum ve termal çevrim süreleri nedeniyle tablanın verimli doldurulduğu senaryolarda değer üretir. Tek parçalık ya da birkaç adetlik prototip işlerinde diğer yöntemler daha hızlı ve daha uygun maliyetli sonuç verir. Teknolojinin konumlandığı yer yüzler ile binler arasındaki tekrarlayan partilerdir.
Toz tazeleme oranı neden önemli?
Baskı sırasında kaynaşmayan toz geri kazanılır ancak ısı etkisiyle özelliklerinde kademeli değişim yaşar. Tazeleme oranı, bu değişimi telafi etmek için her partide eklenen taze toz yüzdesidir ve doğrudan malzeme maliyetine yansır. Düşük tazeleme oranıyla çalışabilen bir proses aynı toz kütlesinden daha fazla parça çıkarır. Uzun soluklu seri üretimlerde bu fark birikimli olarak belirgin hale gelir; teklif alırken sorulması önerilen bir kalemdir.
SAF parçalar ardıl işlem gerektirir mi?
Ham çıktı mat ve hafif pürüzlü bir yüzeye sahiptir. İç mekanizma bileşenleri, görünmeyen montaj elemanları ve fonksiyonel parçalar için bu yüzey çoğunlukla yeterlidir. Görünür yüzeyler, renk gereksinimi veya sızdırmazlık söz konusu olduğunda kumlama, boyama, kaplama ya da emprenye uygulanır. Ardıl işlem ihtiyacı teklif aşamasında netleştirilmelidir, çünkü hem maliyeti hem teslim süresini etkiler.
SAF’ı Doğru Konumlandırmak: Hız Değil Tutarlılık
SAF hakkındaki en yaygın beklenti, onun daha hızlı bir toz yataklı teknoloji olduğudur. Teknolojinin asıl iddiası hızdan çok tutarlılıktır: tabla genelinde benzer termal geçmiş, parti içi dar özellik dağılımı ve yüksek toz geri kazanımı. Bu üç unsur tek başına prototipte fark yaratmaz, seri üretimde ise doğrudan kalite ve maliyet demektir.
Karar bu yüzden adet ve tekrar üzerinden verilir. Aynı parçanın aylarca tekrar üretileceği bir senaryoda SAF değerlendirilmeye değer; tek seferlik ve malzeme çeşitliliği gerektiren işlerde ise aynı ailenin diğer üyeleri daha uygun sonuç verir.
arti90.com Toz Yatağı Teknolojilerini Nasıl Eşleştiriyor?
arti90.com bünyesinde toz yatağı füzyonu ailesinin birden fazla üyesi bir arada bulunur. Bu genişlik, teknoloji kararının makinenin kısıtına göre değil parçanın gereksinimine göre verilmesini sağlar: aynı proje içinde detay çözünürlüğü kritik bir bileşen ile tekrarlayan seri bir bileşen farklı hatlarda üretilebilir. Portföyün tamamı 3D baskı hizmeti kapsamında sunulur.
Türkiye’nin ilk DfAM ekibi, tabla yerleşimi ve oryantasyon kararlarını birim maliyetle birlikte değerlendirir. Paketleme yoğunluğunun artırılması, farklı parçaların aynı partide birleştirilmesi ve ardıl işlem planının baştan kurulması bu değerlendirmenin parçalarıdır.
AS9100 ve ISO 9001 kalite altyapısı kapsamında her parti için proses parametreleri ve malzeme kayıtları belgelenir. Seri üretim projelerinde parti içi ve partiler arası tutarlılığın izlenmesi bu kayıt sisteminin doğrudan çıktısıdır.
Tekrarlayan seri üretim projeniz için teknoloji ve malzeme eşleştirmesini birlikte kurmak isterseniz arti90.com üzerinden teklif formu doldurabilirsiniz. Adet, tekrar sıklığı ve kabul kriterlerinizi paylaşmanız yeterlidir.


